Evrenin Tesadüfü
Evrenin Tesadüfü… Hiçbir şey, ama hiçbir şey belirli tesadüfler olmadan var olamaz. Bir keresinde, evreni yaratan Big Bang'i anlatan bir fizikçinin makalesini okumuştum. O anda, yaratılan partiküllerin sayısı, antipartiküllerin sayısından sadece biraz fazlaydı. Daha sonra, partiküller ve antipartiküller birbirlerine çarptılar ve birbirleri" ni yok ettiler, böylece evreni fotonlar la doldurdular. Yok edildikten sonra, ilk dengesizlikten dolayı, birkaç partikül kaldı ve bunlar maddesel dünya olarak bildiğimiz dünyayı yarattı. Siz, ben, evren, yıldızlar ve galaksiler; yaradılış anından arta kalanlarız! Arta kalan partiküllerin toplam sayısı 10 üzeri 80'dir. Eğer partiküllerin sayısı biraz daha fazla olsaydı, yerçekimsel güçler genç evrenin kendi üstüne yıkılmasına sebep olacaktı, bu da sizin, benim, evrenin, yıldızların ve galaksilerin bulunmadığı kocaman kara bir delik demek oluyor! Eğer madde partiküllerinin sayısı biraz daha az olsaydı, dünya o kadar hızlı genişleyecekti ki, galaksilerin bugünkü şekillerini almaları için vakit olmayacaktı.
İlk atomlar hidrojendi. Eğer atomun çekirdeğini tutan güçlü etkinin sürtünmesi yüzde bir daha güçsüz olsaydı, detoryum hidrojenin helyum olmadan önce geçtiği evre oluşmayacaktı ve evren saf hidrojen olarak kalacaktı. Diğer taraftan, eğer nükleer güçlerin sürtünmesi yüzde bir daha güçlü olsaydı, tüm hidrojen anında yanacaktı ve yıldızlar için yakıt kalmayacaktı. Yani, yıldızların süpernovalara dönüşmesi ve ağır elementlerin gelişmesi için, yerçekimsel güçlerin tam olarak oldukları güçte olmaları gerektiği gibi, elektromanyetik güçlerin de tam olarak oldukları güçte olmaları gerekir.
Oksijen ve karbonun gelişimi ve biyolojik organizmaların yaratılmasının özü, birçok tesadüfün oluşmasını ve Big Bang anından itibaren oluşmaya devam etmesini gerektirir. Sizin, benim, yıldızları ve gezegenleriyle evrenin var olması, imkânsızlık oranı yüksek bir olay! Tamamıyla tesadüf! Zamanın doğuşuna dayanan bir mucize.
Zamanın doğuşunda evrenin üzerindeki herhangi bir noktaya bakabilseydiniz, gelişmekte olan deseni göremeyecektiniz. Yıldızlar oluşurken, gezegenleri hayal edemezdiniz; zürafalar, kuşlar, örümceklerden ve insanlardan söz etmiyorum bile! Sperm, insanı yaratmak için yumurtayla buluştuğunda, kimse hayat hikâyemizi hayal edemezdi. Geçmişin fantastik dönüşlerini, tanıştığımız insanları, sahip olacağımız çocukları, yaratacağımız sevgiyi ve bu dünyada yaratacağımız etkiyi hayal bile edemezdik. Şimdi buradasınız, günlük mucizelerin yaşayan kanıtı olarak. Mucizeleri gözlemleyemeyişimiz olmadıkları anlamına gelmez. Çoğu mucizenin ortaya çıkması ve takdir edilmesi için zaman gerekir.
Hayatımdan, uyumun yavaş mekaniğini gösteren, bir örnek vereyim. Bir gün, ben on veya on bir yaşındayken, babam beni ve erkek kardeşimi kriket maçına götürdü. Karayip ülkelerinin muhteşem oyuncuları var, bazıları topu saatte 95 mil hızla fırlatabiliyor. Oyun sırasında Hindistanlılar, Batı Hintliler tarafından çok fena yeniliyordu. Sonra sahneye iki genç oyuncu çıktı. Mahremiyetlerini korumak için onlara Saleem ve Mohan diyeceğim. İnanılmazlardı. Her topu savundular ve her sırada "altılı" sayı yaptılar. Onlar sayesinde, Hindistan imkânsızı başardı ve maçı kazandı. Stadyumdaki kutlamalar neredeyse galeyana dönüşüyordu. Kardeşim ve benim için o iki oyuncu kahraman olmuşlardı. Artık tek yaptığım kriketi hayal etmekti. Bir kriket klübü kurduk ve Mohan ile Saleem hakkında bilgi toplamaya başladık.
40 yıl sonra, üç arkadaşımla birlikte Avustralya'da seyahat ediyordum. Havaalanına gitmek için taksi bulamadık, çünkü hepsi Avustralya ve Batı Hintliler arasındaki kriket maçı nedeniyle doluydu. Araba bile kiralayamadık, çünkü onlar da çoktan kiralanmıştı. Sonuç olarak, otel görevlileri havaalanına giden bir limuzin olduğunu söyledi - içinde başka insanlar vardı, ama bizimle paylaşmayı kabul ettiler. Kendimizi çok şanslı hissettik ve limuzine bindik, içeride Kamla adında bir kadın ve bir adam vardı. Havaalanına giderken, ikide bir şoförün bağırdığını duyuyorduk ve neler olduğunu merak ettik. Batı Hintliler'in Avustralya takımını yendiğini söyledi. O anda, bilincim tamamen çocukluğumdaki maçın anılarıyla doldu. O kadar muhteşem bir duyguydu ki bunu yanımdaki arkadaşlarımla paylaştım. Maç yıllar önce oldu, ama hâlâ onu tüm detaylarıyla anlatabiliyordum.
Sonunda havaalanındaki bilet kontrolüne girdiğimizde görevli Kamla'ya uçuşunun ertesi gün öğleden sonra olduğunu söyledi. Yanlış günde gelmiş! O gün kalkan uçaklardan biriyle gidip gidemeyeceğini sordu, ama uçaklar doluydu. Oteli arayıp bir gece daha kalmak için yer ayırtmalarını istedi, ama otel de kriket maçı yüzünden doluydu. Bizimle Brisbane'e gelmesini önerdik. Arkadaşlarımdan biri Kamla'ya, tesadüflerin nasıl evrenin dileğinin ipuçları olduğunu söyleyip imkânsızlıkların komplosunu anlattı. Bunun üzerine bizimle Brisbane'e gelmeye karar verdi. Uçakta solumda oturan Hintli bir adam beni tanıdı ve kitaplarımdan bir tanesini çıkardı, Başarının Yedi Ruhani Kuralı. Benden imzalamamı istedi, adını sordum, "Ramu" dedi. "Tamam Ramu, soyadın ne?" dedim. "Menon" dedi. "Sen Mohan Menon'un oğlu değilsin, değil mi?" diye sordum. O olduğunu söyledi. Mohan Menon kardeşimle yıllar önce gittiğimiz kriket maçındaki kahramandı. Sonuçta iki saat sohbet ettik. Çok duygulandım. Benim için Babe Ruth'un oğluyla konuşmak gibiydi bu. Kriket oynayıp oynamadığını sordum, şu anda oynamadığını, ama zamanında Ravi Mevra gibi ünlü oyuncularla oynadığını söyledi. Bunu söyler söylemez arkamda oturan Kamra çığlık attı. Ravi Mevra, Kamra'nm abisiydi. Konuşmaya başladıklarında, ikisinin de kullanabilecekleri ve işlerine çok yarayacak iş bağlantıları olduğu ortaya çıktı. Ve ben de yeni tanıştığım iki yabancının hayatını değişime sokan şanslı katalizör olmuştum! İlk kriket maçından kırk yıl sonra, karışık ve öngörülemez ilişkiler ağı taze fırsatlar yarattı. Herhangi bir hayat deneyiminin nerede ve nasıl tekrar ortaya çıkacağını bilemezsiniz. Bir tesadüfün ne zaman hayatınızın fırsatına öncülük edeceğini bilemezsiniz.
Deepak Chopra - Evrenin Tesadüfü - Yeter Ki İste - yayınevi: Omega
Kategori: Deepak Chopra, Yazılar