Maharishi Mahesh Yogi
1. Dünya savaşı 'nın sonunda, ingiliz idaresi altındaki Hindistan da dünyaya gelen Maharishi Mahesh Yogi "Kayastha" kastına {orta sınıfı temsil eden kast} mensup olan bir orman bekçisinin dört çocuğundan üçüncüsüydü.
1924 yılında Allahabad Üniversitesinin Fizik ve Matematik Bölümünden mezun oldu.
1940' ların başlarında,Hindistan'ın o zaman ki spiritüel önderlerinden Swami Rahmananda Saraswati, Jafadguru, Bhagwaan Shankaracharya ("Shri Guru Deva") ile karşılaştı.
Maharishi, Himalayalar daki Jyotir Math'da bulunan Swami Brahmanında Saraswati'nin müridi oldu ve onüç yıl boyunca yanında egitim gördü. Guru'su dünyadan ayrılırken Maharishi 'yi Batı dünyasıda dahil olmak üzere basit bir meditasyon tekniği öğretmekle görevlendirdi. Himalayalarda çileye çekilen Maharishi bir süre sonra ortaya çıktığı vakit T.M. tekniğini geliştirmiş bulunuyordu.
Maharishi, 1958 yılında, geliştirdiği bu yepyeni meditasyon metodu ile birlikte Hindistan dan Amerika'ya gitti. Şubat 1959'da Amerika da T.M. programı üzerine halka açık ilk konferansını verdi. San Francisco'daki bir gazeteci bu konferansa ilgili olarak şöyle bir başlık atmıştı: "Yogi, Uykusuzluğa Karşı Yeni Bir Çare Getiriyor" bu haberi işiten Maharishi de gülümseyerek anlamlı bir yorumda bulunuyordu: "Ben buraya insanlar uyansın diye bir teknik getiriyorum, onlarsa bu tekniğe, uykuya dalmalarına yardımcı oluyor diye sarılıyorlar."
1960'da Amerika'dan Avrupa'ya geçen Maharishi, bu kez İngiltere, Almanya, Fransa ve İskandinav ülkeleri ile İtalya da Konferanslar verdi ve kurslar açtı. Artık T.M. tekniği Batı dünyasında iyicene yayılmaya başlamıştı.
O zamanlar Batı Gençliğini arkasından sürükleyen Beatles başta olmak üzere bir çok pöpüler sanatçının bu meditasyon tekniğini uygulamaya başlamalarının yanısıra, Maharishi' nin çekici kişiligi ve T.M.'nin diğer meditasyon tekniklerine nazaran daha kolay uygulana biliyor olması ve sonuçlarının derhal alınabilen bir teknik olması T.M.'nin 1960'lar boyunca giderek artan bir ilgiyle karşılanmasına ve Batı Dünyasın' nda iyice benimsenmesine yol açmıştı.
Bu arada, Türkiye'ye ilk kez 1966 yılı Agustos ve Aralık aylarında gelen Maharishi, İstanbul' da verdigi konferanslardan sonra, T.M. kursunda ikiyüz kadar kişiye T.M. tekniğini ögretti.
T.M. programına duyulan ilgi sürekli artmış ve günümüzde devasal boyutlara ulaşmıştır.
T.M. ile ilgili bilimsel araştırmalar makul hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde şu hususu kanıtlamıştır ki T.M. programı, başka herhangi bir zihni tekniğe nazaran, zihnin işleyişini sıhhati ve insan ilişkilerini geliştirmede çok daha gerçek, ölçülebilir ve pratik faydalar sağlamakdadır.
T.M. tekniği, beden derin bir dinlenme içerisine girerken zihnin maksimum bir güçlülük ve açıklık haline erişmesine yol açan doğal bir prosedürdür. Teknik sabahları ve akşamları 20' şer dakikadan günde iki kez uygulanmakdadır.
Transandantal Meditasyon ve Maharishi Mahesh Yogi
T.M.'nin amacı tüm diğer mistik sistemlerinki ile aynıdır; var oluşun ve saf şuurun bulunması. Maharishi' nin metodu bir Sanskrit kelime veya düşüncenin içten tekrarlanması, böylece şuurlu düşüncenin kaba bir aşamadan, daha ince bir aşamaya geçmesi ve giderek düşüncenin kaynağına ulaşmasıdır. Burada zengin bir enerji ve zeka kaynağının çeşmesi açılır.
Mantra, dikkati düşüncenin kaynağına götüren bir sözdür, sesli olarak değil içten tekrarlanır. Öğretmen meditöre meditasyon sırasında çaba harcamamasını söyler. Pratikde, çok geçmeden bu problem ortadan kalkar. İnsan bir kere meditasyonun doğal akışını tanırsa, bisiklet üzerinde denge kurabilme yeteneği gibi kendiliğinden bu tekrar belirir.
Maharishi mantranın mekanik olarak tekrarlanmasına inandığı ve her tekrarlayışa kutsal bir anlamın damgasını vurmadığı için, Hindistan kültür ve geleneklerine ters düşer. "Öyleyse bırak, mantra işini yapsın" der. Mantra bazen zihnimizde olacakdır, bazende zihnimizden kayıp gidecekdir. Mantranın yok olduğu zamanlarda bazen yerini düşünce ve imajlar alabilir.
Meditasyon sırasında ulaştığınız derinlikleri ancak şuurun yüzeysel tabakalarına döntükten sonra anlıyabilirsiniz. Rahatlamanın kalitesi ve derin huzur, meditöre saf var oluş ile ilişki kurduğunu gösterir, Bu, okyanusun yüzeysel gürültülerinden, sessiz ve sakin derinliklerine dalmaya benzetile bilir.
Kategori: Transandantal Meditasyon